SADAKO'NUN KAĞITLARI TURNA KUŞLARI

 

Sadako Sasaki, 6 Ağustos 1945’te, ABD’nin Hiroşima’ya attığı atom bombasının yüz binlerce kurbanından biri... Dünya yüzünün gördüğü en büyük kıyım gerçekleştiğinde, Sadako iki yaşındadır. O kara günde ölmez; 12’sine kadar da sağlıklı yaşar. Okulun koşu takımındadır ve yaşam dolu, başarılı bir çocuktur. 1955’te, ‘radyoaktif yağmur’un etkisiyle atom bombası hastalığına yakalanır ve ölümle pençeleşmeye başlar. Artık hastanededir ve hastalığının çaresi de yoktur. Çevresi de, kendisi de bilir kurtuluşun olmadığını. Sadako’yu hastane odasında ziyaret eden arkadaşlarından biri, kendisine altın renginde bir turna kuşu hediye eder. Sonra ona ‘Kağıttan Bin Turna Kuşu’ efsanesini anlatır. Japon geleneğine göre, eğer hasta birisi kağıttan bin turna kuşu yaparsa Tanrı bu kişinin dileğini gerçekleştirir ve onu sağlığına kavuşturur.

Arkadaşları, oyalanması için Sadako’ya kağıttan bin turna kuşu katlamasını salık verir. Japoncada ‘turna’ yani ‘Tsuru’ uzun yaşamı, ümidi ve mutluluğu ifade eder. Ve Sadako, büyük bir umutla kağıttan turnalara verir kendini. Yüz, iki yüz, üç yüz, beş yüz... Günlerce uğraşır, tam 644 turna kuşu katlar. 645.’ye ömrü yetmez ve Sadako, 25 Ekim 1955 günü bin turnayı katlayamadan yaşama veda eder. Bin turnayı yapabilseydi kurtulacak mıydı bilinmez; ama o, inanmıştır turnalara. Şöyle konuşur onlarla: “Kanatlarınıza huzur yazacağım, böylece tüm dünyada uçabileceksiniz.”

Sadako’nun arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp bin turnayı tamamlar ve onunla birlikte toprağa gömerler. O günden bu yana turna, barışın ve nükleer silahsızlanmanın uluslararası sembolü olur. Sadako’nun ölümünden sonra, onun adına bir anıt dikilmesi için kampanya başlatılır. Anıt, 1958’de Hiroşima’daki Barış Parkı’na dikilir. Efsanevi Horai Dağı’nı simgeleyen kaidenin tepesinde Sadako, kollarını açmış, altın sarısı turnasını tutmaktadır. Anıtın çevresini, her yıl 6 Ağustos Barış Günü’nde, Japonya’dan ve tüm dünyadan gönderilen binlerce rengarenk kağıttan turnalar süsler. Heykelin kaidesine dünya çocuklarının ortak dileği kazınmıştır: “Bu bizim yalvarışımız, bu bizim duamız. Dünyada barış istiyoruz.”

Küçük Japon kızı Sadako’nun yaşamını, Eleanor Coerr “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” adıyla romanlaştırmıştır. Dünyanın pek çok ülkesinden çocukların okuduğu romanı, Beyaz Balina Yayınları, Zuhal Yeke’nin çevirisiyle geçtiğimiz günlerde Türkçeye kazandırdı. Yalnız çocukların değil, büyüklerin de severek okuyacağı bir kitap, gerçek bir yaşam öyküsü. Savaşın yıkıcılığı, atom bombasının insanlık onurunu yok eden ölümcül etkileri... Ve en önemlisi, küçücük bir kızın yaşama tutunma çabası, turnaların kanadına asılı kurtulma düşleri... Romanı okuyup bitirdiğinizde savaşa, bombalara lanetler ediyor, umuda bin elle sarılıyorsunuz. Ve turna kuşları katlamaya başlıyorsunuz kağıttan. Turna katlamak, kolay değil o kadar, umut gibi zor... Turnalar çoğaldıkça umudunuz artıyor. Sadako, o küçük kahraman, hafızanıza bir barış heykeli gibi kazınıyor. Elinde altın sarısı turnasını tutuyor Barış Parkı’nda. Bütün dünya çocukları, Sadako’nun anısını yaşatmak ve barışı haykırmak için her yıl, 6 Ağustos’ta onun anıtına kağıttan turnalar gönderiyorlar. Barış, küçük yüreklerden bir dua olup yükseliyor: Bir daha asla! Dünyanın hiçbir yerine bir bomba atılmasın ve hiçbir çocuk ölmesin...

Bu romanı okuyun, çocuklara da okutun... Ve kağıttan turna kuşu katlamayı öğretin onlara, ömür boyu barışa ve umuda sımsıkı sarılmaları için...

© 2005 - 2006 GRUP TURNALAR All rights reserved.